Hakan Yılmaz Erzurum’da doğdu ve ilkokulu bu şehirde bitirdi. İlkokuldan sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Galatasaray Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi ve ABD’de Columbia Üniversitesi’nde eğitim gördü. Şiir, şarkı sözü yazarlığı, şarkı yorumculuğu ve bestecilik dünyasına 1970’lerin sonunda lise öğrencisiyken adım attı. İşçi Kültür Derneği İstanbul şubesindeki koro çalışmaları ve Galatasaray Lisesi Folklor Kolu’ndaki dans ve müzik faaliyetleri sırasında birçok yetenekli sanatçıyı ve sanata yeni başlayan arkadaşlarını izledi, onlardan öğrendi, onlarla beraber çalışarak ilk sanatsal deneyimlerini edindi.
1981’de Ezginin Günlüğü müzik grubunun kurucuları arasında yer aldı. Ezginin Günlüğü’nün 1983 baharındaki çıkış konserine şarkı yorumcusu, şiir düzenleyicisi, şiir okuyucusu olarak katkıda bulundu. 1980’ler boyunca Ezginin Günlüğü’nün birçok konserinde şarkıcı olarak görev yaptı. Ezginin Günlüğü’nün iki albümüne yorumcu olarak katkıda bulundu: “Sabah Türküsü” ve “Alagözlü Yar”. Ezginin Günlüğü ile bir ortak albüm yayınladı: “Doğu Türküleri”. Ezginin Günlüğü’nün kurucu grubunun dağılmasından sonra müzik çalışmalarını bağımsız olarak sürdürdü. Ezginin Günlüğü’nden arkadaşı Tanju Duru’nun 2008 tarihli “Duru Şarkılar” albümündeki iki şarkının sözlerini yazdı: “Raylar Boyunca” ve “Aklım Hep Sende”. 2012 yılı başında gitarist ve besteci Kadir Şan Tarhan ile birlikte albüm çalışmalarına yeniden başladı. Tüm şarkıların sözlerini kendisinin yazdığı “Sen Yoktun” adlı albümünü 2015'te, geleneksel türküleri yeniden yorumladığı “Türkülerle Yeniden” adlı albümünü ise 2017'de Kadir Şan Tarhan ile birlikte çıkardı. 2019'da iki tekli yayınladı: “Raylar Boyunca” ve “Aklım Hep Sende”. 2020-2021'de üç kısaçalar halinde çıkan ve yine kendi yazdığı şarkılardan oluşan “Yol, Aşk, Zaman” albümü, Hakan Yılmaz’ın üçüncü kişisel albümüdür.
Hakan Yılmaz’ı sanatçı olarak tanıyan daha çok müzisyen kimliğiyle, bir şarkı yorumcusu ve şarkı yazarı olarak tanır. Müzisyenliğinin yanısıra Hakan Yılmaz’ın şair bir kimliği de vardır. Şairliğinin bir boyutu, şarkı olarak söylenmek üzere yazılmış şiirlerden oluşur. Şairliğinin ikinci boyutu ise bir ezgi eşliğinde seslendirilmek amacıyla yazılmamış, iç sesle okunan şiirleri kapsar. Aslında Hakan Yılmaz’ın şarkı yazarken ve söylerken de yapmak istediği şey ezgilerle şiir söylemek, şarkının içinden şiir okumaktır. Müziğe başladığından beri şair-bestecileri, kent ozanlarını kendisine örnek almış, onların yaptığı gibi derin sözleri akıcı ve çarpıcı melodilere bürüyerek seslendirmeye çalışmıştır: Belçika-Fransa’dan Jacques Brel ve Charles Aznavour, Amerika’dan Bob Dylan ve Leonard Cohen, Sovyetler Birliği-Rusya’dan Vladimir Vysotsky ve Bulat Okucava gibi.
Hakan Yılmaz’ın şiirde kendi sesini bulma yolculuğunda en önemli durağı 20’li yaşlarının başında 20. Yüzyıl Yunan şiirinin dört büyük temsilcisiyle karşılaşması oldu. Konstantinos Kavafis, Yannis Ritsos, Yorgo Seferis ve Odisseos Elitis’in şiirleri hem biçim, anlatım ve ses, hem de konu, içerik ve üslup olarak Hakan Yılmaz’ın şiir dilinin çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine geçişinde büyük bir rol oynadı. Yılmaz’ın yayınladığı ilk şiir kitabı da, Yannis Ritsos’un “Helena ve Nöbetçi” başlıklı kitabının Türkçe çevirisiydi (İstanbul, Hil Yayın, 1988). Yılmaz, izleyen yıllarda da bu dört Yunan şairiyle diyaloğunu hep sürdürmüş, zaman zaman şiirlerini Türkçeye aktarmıştır. Elinizdeki kitapla birlikte Hakan Yılmaz 1980’li yıllardan itibaren yurtdışında ve Türkiye’de yazılmış şiirlerinden derlediği bir seçkiyi ilk defa okuyucuyla paylaşıyor. Bu kitapta, iç sesle okunan şiirlerin yanısıra, şairin ağzından yüksek sesle ve ezgi eşliğinde çıkmış şarkı-şiirler de yeralıyor.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.